KALELER TARİHİ MEKANLAR

MARDİN KALESİ

Görüntülenme - 10878 Yorum Ekle

Hakkımızda

Mardin Kalesinin diğer bir ismi "Kartal Yuvası"dır. Şehrin büyük bir kısmının dayanmış olduğu zinin üst kafesine kurulmuş müstahkem bir mevkidir.
Subari, Sümer, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Hamdaniler, Selçuklular, Artuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safaviler, Osmanlılar dönemlerini, kimi zaman zaferleri, kimi hayal kırıklıklarını yaşamış çok önemli bir kaledir.
MS.330 yılında ateşe ibadet eden ve güneşe tapan Şad Buhari isminde bir kral gelip Mardin kalesinde kalır. Rahatsız olan kral, kalede kaldığı süre içerisinde iyi olunca, kendisine bir kasır yaptırıp, 12 yıl burada yaşar. Daha sonra kendi memleketi Pers ve Babil'den birçok asker ve sivil getirip, onları Mardin’e yerleştirir. Getirilen halkın vasıtasıyla MS.442 yılına kadar birçok ilerlemeler görülür. M5.442'da veba salgınından dolayı kaledekilerden sağ kalan olmadı. MS. 542'e kadar Mardin Kalesi boş kaldı.
M.S.975-976'da Hamdaniler'den Hamdan Bin El Hasan Nasır El Devle Bin Abdullah Bin Ham binlerce yıldır hakim bir konumda bulunan bu doğal kaleyi bir takım eklemelerle, daha korunaklı bir hale getirmiştir.
Kalenin ovadan yüksekliği bin metre kadardır. Kalenin bir kısmı sarp kayaların üzerine oturmuştur. Meyilin fazla olduğu insanın çıkıp inmesi ihtimali bulunan yerlerinde, bundan istifade edilerek sur inşa edilmiştir. Kalenin güney kesiminde bir kule hala ayaktadır. Kalede daha önceleri mesken olarak kullanılmaya yarayan kalıntılar gözlenmektedir. Evliya Çelebi her zamanki anlatım özelliğiyle kale ambarlarının çok miktarda erzak,cephane ile dolu olduğunu yazmıştır.
l9.yüzyılın ilk yarısında mevcut olan surların, bugün bazı yerlerde yalnız temellerine rastlanmaktadır. Bir çok kez kuşatılan kale, Timur'u bile çileden çıkaran direnişini, bünyesinde barındırdığı su sarnıçları ve ambarlarındaki bolluk ile sağlamıştır. Dimdik ayakta iken şehrin altı kapısı mevcuttur. Bunlar; İlin batısında Diyarbakır Kapı, Doğuda Savur Kapısı, Kuzeyde Bab-ı Şavt, Kuzeybatıda Bab-ı Hamara, Güneybatıda, Bab-ı Zeytun, Güneyde Bab-ı Cedid (Yeni kapı) dir.
Bu kapıların sağlamlığı kalenin uzun yıllar zapt edilemeyişine önemli bir etkendir. Kartal Kalesinin şöhreti o kadar yaygındır ki, pek çok şaire ilham kaynağı olmuştur.
Kalenin yaşadıklarına şahit olan Mezopotamya’ya medeniyetin ve tekniğin sihirli değneği deyince bu zümrüt ovayı bugün nura boğmuştur. Geceleri güney yönünden muhteşem Kartal Kalesine bakan biri, dağın eteklerinde parıldayan binlerce ışığı göğün yıldızları sanır.

Etiketler

kale mardin kartal yuvası

Fotoğraflar

Görüşler (5)

Eniko Kiraly

I really'd like to give 5 stars for such a wonderful place. But the castle is closed for military purposes and enter is prohibited...like lots of great places at Eastern Turkey. Shame :(

6 ay önce

Exie G

The place is occupied by a military facility so you won't be able to enter the castle

5 ay önce

jk

Ağustos 2018'de gitmiştim. Askerler Radar üssü olarak kulanıyorlarmış bu yüzden turistlere kapalı. Eski Mardin denilen bölgede bulunuyor Mardin Kalesi. Eski Mardin'in herhangi bir yerinden kolaylıkla görebileceğiniz yegane manzara ise Mezopotamya.

3 ay önce

Cem Koç

Dünyanın en güzel yeri olsa bile güvenli olmayan yerler turistler için cazip olmuyor. 40 küsur kişilik tur grubumuzla, gece tarihi kentin sokaklarında kaleye doğru yapacağımız yürüyüşümüz, ikisi orta yaşlı, üçü genç 5 kişilik bir grubun tehditkar tavır ve davranışları ve sonrasında açık tacizleri sonucu yarım kaldı. Önce gruptan fotoğraf çekenlere engel olup, devamında bağırıp çağırarak ve kapıları yumruklayarak ciddi bir güvenlik sorunu oluşturdular. Bu sebeple turun güvenliği konusunda risk almak istemeyen rehberimiz programı iptal etti. Turist her türlü güzelliğin peşinde koşan insan değil. Gidilecek yerin güzel ve görmeye değer olmasının yanında güvenli olması da gerekiyor. Bu şekilde kişisel güvenliğin olmadığı bir şehir, dünyanın en güzel şehri olsa bile bir daha gelinmeye değmeyeceğini düşünüyorum. Gördüğüm kadarıyla güvenlik endişesi olmadan dolaşılabilecek bir şehir değil. Resmi dairelerin önündeki ileri düzeydeki güvenlik önlemleri ve zırhlı araçlar da güvenlik sorununun bir başka göstergesi. Bütün bu koşullar altında kale uzaktan güzel.

6 ay önce

Hakan Uzun

Kartal Yuvası olarak da bilenen Mardin Kalesi, birçok medeniyet tarafından kullanılmış çok önemli bir kaledir. Pers, Roma, Sümer, Babil, Asur, Mitaniler, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Artuklular, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safaviler ve Osmanlılar döneminde önemli kale olma özelliğini sürdüren Mardin Kalesi günümüzde de yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği yerler arasında yerini almıştır.  Ateşe tapan bir kral olan Şad Buhari, hastalandığında bu kalede kalır ve hızla iyileşince kendisi için bir kasır yaptırıp 12 yıl burada yaşamına devam eder. Yıllar geçtikte Pers ve Babil'den askerlerini ve sivil halkını buraya yerleştirir. Ardından ekonomik olarak zenginleşen bölgede bir veba salgını olup kaledeki tüm halkın ölmesine sebep olmuştur.  Böyle bir yerleşim hikayesi olan Mardin Kalesi, ilk zamanlarındaki gibi sağlam olmasa da yapının büyük bir kısmı hala ayaktadır. Kayalıkların üzerinde olan kale aynı zamanda görkemiyle ve sağlamlığıyla birçok şaire ilham olmuştur. Mardin gezinizde görülmesi gereken yerlerden biri olan Mardin Kalesi'nin ardından; Kasımiye Medresesi\'ni, Kırklar Kilisesi\'ni, Mor Mihail Kilisesi\'ni, Deyrülzeferan Manastırı'nı ve Mardin Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz.

6 ay önce

Yorum Ekle